Bugün niye buna değiniyoruz bilmiyorum ama çok içimden geldi sayın Blog.

Bilirsiniz bazı şeyler bozulur, bazı şeylerse zaten baştan beri bozuktur. Bunlardan bazıları düzelir, bazıları hep bozuk kalır, nadiren bazı şeylerinse bozuk olmaları kendilerine münhasır eşsiz ve genel anlamda pozitif yararlanımlı bir özellik halinde görülebilir. Bunu bazıları görürken bazıları da görmeyebilir, canı isteyen görmezden bile gelebilir.. Evet buraya kadar okuduysanız epey sabırlı bir kişiliğiniz var. Ama merak etmeyin, biz sizin bozuk bir yanınızı buluruz. 😀

Çoğunlukla baştan beri, fabrika çıkışı olarak bozuk şeylerden biri de insan kişiliğidir.

Psikolojide kişilik; “kişinin işler durumdaki bedensel ve ruhsal özelliklerinin kendine özgü olan, az çok belirgin bütünlüğü” şeklinde tanımlanıyormuş…

Tanımlar hiçbir zaman o kadar da önemli değildir. Bozuklukları görünce daha iyi anlayacağız.

Hayır hayır, öyle bozukluk değil.

Bunlar daha çok kişinin kendisinin ve/veya çevresindekilerin hayatını olumsuz etmekten cehenneme çevirmeye kadar geniş bir yelpazede etkileri bulunan, hemen hemen herkese de az çok, aşağı yukarı birini yakıştırabileceğimiz bozuk(!)luklar.

Tanımlanmış belirli türleri var kişilik bozukluğunun:

  1. Şizoid Kişilik Bozukluğu
  2. Şizotipal Kişilik Bozukluğu
  3. Paranoid Kişilik Bozukluğu
  4. Antisosyal Kişilik Bozukluğu
  5. Çekingen Kişilik Bozukluğu
  6. Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu
  7. Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu
  8. Narsistik Kişilik Bozukluğu
  9. Histrionik Kişilik Bozukluğu
  10. Borderline Kişilik Bozukluğu
  11. Bağımlı Kişilik Bozukluğu

Vay be tam 11 tane varmış.

Şimdi bunları bildiğimiz kadarıyla naçizane biraz açalım da etrafımızdaki bozuk(!)ları farkedip ona göre aksiyonlar içine girelim. 😀

1. Şizoid Kişilik Bozukluğu: Bu arkadaşların temel özelliği duyguları çok yüzeysel yaşamaları. Öyle fazla gözlerinde ışıltı göremezsiniz. Çok sevinmez, çok üzülmezler. Çok soğukturlar, çok içe kapanıktırlar. Bir de bir umursamazlıkları vardır böyle dünya yansa bunların umurunda değil. Başkalarıyla pek yakınlık hissetmez ve kurmazlar. Benim esprilerime bile gülmeyebilirler. Bunlar cool değil, bildiğiniz ayı yani. İnsanlarla göz teması da kurmazlar. Ciddili ciddili takılırlar ve her şeye “çoh da umrumda” edasıyla yaklaşırlar. Cinsel yaşamları ise yoktur. Toplumda %7,5 gibi bir prevalansı var.

2. Şizotipal Kişilik Bozukluğu: Bunlar gerçeklerden pek bir uzaklarda, hayal alemlerinde yaşarlar. Batıl inançları, hurafeleri pek bir severler. Genel olarak gerçek olmayan ne varsa inanırlar. Tuhaf, garip kişiler işte. Bunların da fazla sosyal ilişkileri yok. Paranoya bunlarda sık görülüyor. Prevalans: %3

3. Paranoid Kişilik Bozukluğu: Resmi, ciddi, mesafeli takılır bu ağır abiler. Makama, güce çok önem verir; altta gördükleri kişileri ise küçümsemeye meyillidirler. Bunlara biriyle tartışırken denk gelmeniz çok olasıdır, her şeyi eleştirirler. Kimseye güvenmez ve kimseye sır vermezler. Hemen hemen her şeyden şüphelenirler. Selam verip borçlu çıkmayın, siz gayet normal bir şey derken onlar bunu kişiliklerine saldırı olarak algılayabilir. Bu benim hakkımda kötü düşünüyor, şunun şu hareketi beni tehdit ediyor, uzaylılar beni kaçıracak v.s v.s paranoyalarının sınırı yoktur.

4. Antisosyal Kişilik Bozukluğu: Düşüncesiz, vicdansızdırlar. Çok rahat yalan söylerler. Şiddete çok yüksek eğilim gösterirler ve sık sık suça karışırlar. Ayrıca bunların hiçbirinden pişmanlık duymazlar ve asla vicdan azabı çekmezler. Her yaptıkları için kendilerince bir açıklamaları vardır ve kendilerini buna inandırırlar. Sorumsuzdurlar ve etraflarındakileri sömürmeye meyillidirler. Prevalans erkeklerde %5, kadınlarda %1’dir. Hapishanedekilerin %75’inde Antisosyal Kişilik Bozukluğu vardır.

5. Çekingen Kişilik Bozukluğu: Eleştirilmekten korkarlar, eleştirildiklerinde ise bunu kaldıramazlar. Yani sen kimsin lan diyemezler, eleştiriye karşı hassasiyetleri çok yüksektir. Kendilerine güvenleri düşüktür ve kendilerinden nefret ederler. Kendilerini başkalarından küçük görürler ve sosyal ilişkilerden kaçınırlar. Korkaktırlar ve beceriksiz görünüp mahcup düşme korkuları onları istedikleri mesleği yapmaktan bile alıkoyar.  Sosyofobiyle karakterizedir. Prevalans %1

6. Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu: Her şeyi kontrol altında tutmaya çalışan, yineleyen takıntılardan kurtulamayan, aşırı mükemmeliyetçi tiplerdir. Eskiyen eşyalarını kolay kolay elden çıkarmazlar ve sık sık istifçilik yaparlar. Cimridirler zira para demek zor günlerde kullanmak üzere biriktirilen şey demektir onlar için. İnatçıdırlar. Ayrıntılara boğulur kalırlar. Kişiler yaptıklarının saçma ve anlamsız olduğunun farkındadırlar fakat buna karşı koyamazlar. Tekrarlayan takıntı-zorlantı zincirleri içinde boğulur kalırlar.

7. Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu: Engelleyen, sürüncede bırakan, ağırdan alan, geciktiren kişilik olarak tanımlanmış bu kişiler. Her şeyin en iyisini kendileri bilirler bunlara göre ve hep de bildikleri yemeği(anladınız siz onu) yerler.

8. Narsistik Kişilik Bozukluğu: Kendilerini ulaşılmaz dağlarda kar sananlar bunlar işte. Özel insan, üst insan falan sanıyorlar bunlar kendilerini. Herkes tarafından beğenilmek, hayran olunmak isterler. Dış görünüşlerine aşırı önem göstermelerinden ayırt edilebilirler. Eleştiri kabul etmezler. Küstahtırlar ve empati yapmazlar.

9. Histrionik Kişilik Bozukluğu: “İlgi budalası” kısaca. Aşırı duygusal takılırlar ve her an her dakika dikkat çekmeyi amaçlarlar. Kendini çevresini kabul ettirme dürtüsündedirler. İlgi merkezi olmak isterler. Gösterişe dönük ve yapmacıktırlar. Duygudurumları çok çabuk değişir. Duygularını abartarak, dramatize ederek ifade ederler, oysaki pek duygusal derinliğe sahip değildirler. Büyük bir kısmı ilgi çekme konusunda kendi çevresinde başarılı olur. Bunu başaramadıklarında rahatsız olurlar ve depresif ruh hali sergilerler. Çok sevilen, aşırı canayakın bilinen ve tabiri caizse “popi” kişiler bu gruba girer. Hayatlarının en anı aslında rol yapmakla geçmektedir. Toplumun %3’ünde görülüp, belirgin bir oranda kadınlarda daha sıktır.

10. Borderline Kişilik Bozukluğu: Tutarsız ve hemen her zaman bunalım içinde bulunan kişilerdir. Kendine zarar verme ve suisid gibi davranışlar sıkça görülür. Yalnız kalmaktan çok korkarlar ve bundan sakınmak için her şeyi deneyebilirler. Kendilerini sürekli boşlukta ve bir kimlik karmaşası içinde hissederler. Toplumun %2’sinde, daha sık kadınlarda görülür.

11. Bağımlı Kişilik Bozukluğu: Uysal koyundurlar. Buradaki bağımlılık madde bağımlılığı değil, ikinci ve üçüncü kişilere bağımlılık durumu. Pek çok şeye boyun eğer bunlar. Kendi istekleri, ihtiyaçları ve sorumlulukları her zaman başkalarınınkinden sonra gelir. Yukarıda bahsedilen sömürgen kişilere bunlar tahammül ederler ve kendilerini sömürtürler. Özgüvenleri yoktur, dışarıdan gelecek desteğe ve telkinlere ihtiyaç duyarlar. Hayatlarının pek çok alanında büyük sorumluluklardan kaçmak için başka kişilere gereksinim duyarlar, bunu sağlamak için pek çok şey yapabilirler ve bu konuda fazlaca ileri de gidebilirler. Devamlı yalnız kalma ve terk edilme korkusundadırlar. Başkalarının yönlendirmesi olmaksızın kendileri hakkında karar alamazlar. Kendilerini çoğu zaman ifade edemezler ve böylece sosyal ilişkilerde sık sık çıkmazlara girerler. Hayır diyemezler, karşı çıkamazlar. Hayranlığa eğilimli ve duygusal istismara müsaittirler.