Kimileri kuantum çekimine inanır hayatında, iyi düşündüğünde iyi şeyler olacağını sanır hayatında.

Evrene mesajlar gönderip durur. Her defasında hüsrana uğrasa da, eline geçirdiği bir “kişisel gelişim kitabı”nın verdiği gaz ile pes etmeden devam eder pollyanalığa.

Ama bu kadar aptal olmanın hiç lüzumu yok.

Kuantumdaki “law of attraction” yani çekim yasası, New Age kafasındaki üst düzey malaklar tarafından böyle iyilik kelebeği(?) tadında yorumlanmış, fırsatçılar sağolsun the Secret gibi kitaplarla da millete bir yandan “sen bunu okudun ya, aydınlandın dostum hayatın tüm sırlarını çözdün” gazı vererek bu pollyana kafasını aşılamışlar.

Fakat gerçek böyle değil. Zira gerçeğe iki şeyle ulaşılır: Deneyle ve istatistikle.

Hayatı deney tüplerine koymak biraz zor olacağı için, istatistiğe başvurmak gerekiyor. Oturup düşün, şapkan varsa onu da önüne koy; şimdiye kadar çok istediğin şeylerden kaçı gerçek oldu?

Bu adamlar kuantumu öyle yoruyorlarsa, ben de termodinamiğin 2. yasasını alıp size kaktırıvereyim.

İzole bir sisteme dışarıdan enerji verilmedikçe, entropi devamlı artar. Yani düzen sürekli düzensizliğe doğru akar.

Var mı öyle bir iki fizik yasası okuyup sağda solda millete bir şeyler kanıtlamaya çalışmak.

Sözlerimi mühendis Edward A. Murphy’nin gözlemleriyle ve istatistiksel çıkarımlarıyla oluşturduğu kanunlar ile sonlandırayım. 😀

Biraz esprili, biraz geyik gibi durabilir. Ama şunlardan hangisine karşı çıkabilirsiniz  ki?

Çıkabiliyorsanız, tezinizi yorum olarak ekleyin de vereyim cevabınızı(!)

  • “Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir.”
  • “Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.”
  • “Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.”
  • “Bir şeyin olma olasılığı, isteme olasılığı ile ters orantılıdır.”
  • “Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.”
  • “Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.”
  • “Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi.”
  • “Ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir.”
  • “Çözülen her problem yeni problemler yaratır.”
  • “Her şey yolunda gidiyorsa, kesin bir terslik vardır.”
  • “Bir şeyle fazla oynarsanız, onu bozarsınız.”
  • “Bütün bir dönem kusursuz çalışan hesap makinesinin, matematik sınavında pili biter. (açıklama: her ihtimale karşın, beraberinizde pil taşırsanız, o da bayat çıkar)”
  • “Hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir.”
  • “Piyangoda para kazandığınız gün, ölümünüze fazla kalmamıştır.”
  • “Bir şeyi anlayamıyorsanız, içgüdüsel olarak doğrudur.”
  • “Bir “kişiye masa boyalı, sakın değme!” derseniz, size inanmadan önce mutlaka masaya dokunacaktır.”
  • “Eğer kendinizi iyi hissediyorsanız, üzülmeyin geçer.”

Had’kolay gelsin.